Yepisyeni, gıcır gıcır :-)
Üzerinde yaşadığı canlıların hayatlarını kolaylaştırmak için dağlarını, ovalarını nehir ve göllerini ve denizlerini onların yaşam biçimlerine uydurmaya, varlıklarını sürdürebilmeleri için kolaylaştırmaya çalışan bir gezegen düşünün. Bütün yapabildiği hafif eğrilmeler bükülmeler gibi görünse de kaba saba patlamalarının ardından volkanlar bile, kendi doğallıklarının döngüsünde yararlıdırlar.
Yüzyıllar önce damarlarıma sızan yorgunluk,
İşte bir kaç saat sonra içimdeki tüm tunellerden, geçen trenlerin, makinistlerin, ağır demir yolu işçilerinin, paslı veya gıcırdayan rayların, üzerinden yol alan vagonların, yolcularının, misafirlerinin belki, onlar yol aldıkça karşılaştıkları manzaraların değişecek olması nedeniyle hayalleri ve yaşamları değişecek.
İçimde akan her şey,
Tüm yolculuklar, yollar, yolcular ve konak yerleri,
Yepyeni ve daha az kullanılmış tünellerden, daha dingin olmasını umduğumuz seyahatlerine devam etmek üzere.
Gezegen ağır ağır dönüyor.
İçinde ve yörüngesinde bulunan, yaşamaya hevesli her canlının hayatını daha da kolaylaştırmak için hareketleniyor.
Depremler, ağır tusunamiler, kasırgalar, kar fırtınaları deli yağmurlar ve seller, bir kaç saat içinde şiddetlerini,yönlerini akışkanlıklarını, tamamen değiştirip, yeni yaşam alanlarına akan tunellerde yol alan herşeyi, onlar için hazırlanan cennetlerine yönlendirecekler.
Olası yeÅŸil vadilere, masmavi denizlere…
Her ÅŸey duracak sonra.
Gezegen de,
yorgunluk da,
yaÅŸam da.
Ardından yeni başlayana uyumlanma sürecine geçişecekler.
Her şey birbiri ile kaynaşacak ardından.
Yüzyıllar öncesinde damarlarıma sızan yorgunluk.
O gidecek,
Yerine bir dahası gelişene kadar dinginlik pompalanacak.
Milad dediğimiz şey, görece.
Ne İsa’dan baÅŸlar, ne Musa’dan gelir,
Ve aslında tamamen senin başlangıcınla başlar,
Sonlanmaz hiç.
Tekamül dediğiniz şey ise,
olan biteni anlamlandırabilmeniz için gelişmeye açılan sürecinizdir.
Ve dünyayı kendi renkleri ile görebiliyorsanız,
Dokunabiliyor ve sevebiliyorsanız.
Başarmışsınızdır.
Gerisi en kıymetli hazinelerinizin üzerindeki toz,
Parlayan metal objelerinizdeki Pas,
İşleyen kimyanızdaki çapaktır.
Hikayedir…
Milad,
İşte böyle iç içedir takamülünüzle.
Gezegen ağır ağır çekim gücünü bırakıyor şimdi.
Kutupları yer değiştirmeye hazır bir topaç,
Gerisi kısa süren bir karanlık,
Sonrasında ürkek bir ay ışığı,
Ve ay şaşkın olan bitenden,
Dolundördün halinde.
Yenihayat denen şeyi coşkuyla selamlıyor.
Yine de duru,
Bir sonrakine kadar olabildiğince canlı haliyle..
Emrah, AyÅŸe ve Cüneyt’e,
Dostça ve sevgiyle desteklerini esirgemeyenlere bir de,
Teşekkür ederim
Görüşürüz
Ne söylendi?