|
|||||
Varyant*** -İçimiz yanlışlarla dolu. Oysa aracın kapısını hiç de sert kapatmamıştı Esra. Ve nefesi kaldırım kokuyordu taksi sürücüsünün. - Ee, ÅŸey, ben Fenerbahçe’ye gidecektim?. Yaptığı kargacık burgacık binalarla dünyayı deÄŸiÅŸtirdiÄŸini sanan, sanmakla da yetinmeyip bu aptalca giriÅŸimlerini büyük büyük reklam panolarına, gazete ilanlarına, biçimsiz logolu parlak kuÅŸe kağıtlara sere serpe yayan inÅŸaat ÅŸirketi saflığının, hemen köşesinden dönerek fulya’ya, Ihlamur kasrı’nı geçip DikilitaÅŸ-Darphane sapağından, köprü trafiÄŸine karışabilmek için Barbaros bulvarına girdiler. NiÅŸantaşı’ndan BoÄŸaziçi köprüsünü geçipte Fenerbahçe’ye gitmeyi ummak, normal zamanlarda bile akıl kârı bir iÅŸ deÄŸilken, bunu tam da cuma gecesine denk getirmek için birazcık saf olmak gerekliydi. - Belki de bu yanlışlar tamamen bir yanılsamadan ibarettir kim bilebilir? Bir süre dikiz aynasından Esra’yı süzen adam, gözlerini yeniden yola çevirdi. Taksi durağının “Kargalar basmış lan kenti, bu ne kalabalık! ikiyüzelli yarda öteden, önümü bile göremiyorum. Maçka’dan dönen boÅŸ araç var mı? Sis sis sis!” anonsu kabinin içinde bir süre dolandı. Oyalanmadan hafif aralık olan camlardan birinden akıp gitti. - Duyuyormusunuz, dedi sürücü. Yakında ÅŸiÅŸe suları bile içilmez olacak diyorlar peeeh!. Ne günlere kaldık yarabbim. Fakülteden sonra da bir süre beraber oturmuÅŸlardı Perihan’la. Sonra Esra, Amerika’ya gitmiÅŸ, oradan da koluna taktığı Chester Cheshire ile çıkagelmiÅŸti bir gün. Yine bir süre beraber oturmuÅŸlar, sonra Chester Türkiye’de yapamamış ülkesine geri dönmeyi seçmiÅŸti. Bir süre sonra da Esra gidecekti eÅŸinin yanına. Böyle konuÅŸulmuÅŸ, bu planda karar kılınmıştı. Oysa… - Paramın üsütünü alabilir miyim lütfen? Uzandı. Üzeri kadife bezle örtülü kutucuktan bir kaç bozukluk aldı, kadına uzattı. *** İp ucu; (‘Satılık lampri’ levhasını hiç kimse göremedi oh olsun : -) |
|||||
|
Telif © 2010 Sardalya Avı - Tüm Hakları Saklıdır |
|||||
Ne söylendi?