Ne söylendi?

Ve paylaştık

Nedir bu?

“Sardalya Avı” nedir?

Tepeköy, Karantina, Göçada ve civarlarında yaşayanların hayatları, hemencecik diplerinde, tepeden bir kaç yüz metre aşağılarında, karaçam ağaçlarının sahille buluştuğu, masmavi enginliklerin, henüz çöplüklere dadanmamış bembeyaz martılarla, kumsallar ve kayalıklarla buluştuğu, buluşmakla da kalmadığı, çoğu zaman yaşama karıştığı, deniz ile iç içedir.

Türlü renklere bulanmış sandalları, balık aÄŸları ve kokuları, martı çığlıkları, deniz kırlangıçları, misina, olta, mantar yaka, kuÅŸun yaka, heyamolalar eÅŸliÄŸinde sardalya…

Kasım ayının ilk haftası başlayan av mevsiminin, Mart ayında ikinci yarısına girilir.  Bitime doğru gelir yaz. Kışlıklar uzunca bir süre yüzüne bile bakılmayacaklarından, elbise dolaplarının dip köşelerine dertop edilip kaldırılır, varsa naftalinlenir falan,

yazlıklar çıkarılır ve kırışıklıkları giderilir.

Yaz oldukça sevilir oralarda.

Denizde ise hazırlıklar baÅŸkadır. Büyük karınlı teknelerin aÄŸ donanımları deÄŸiÅŸtirilir, fanyalı olanlar derme çatma kurulmuÅŸ balıkçı barınaklarına yığılmadan önce iyice kuruması için serenlere çekilir , “onikilikler” ise, onları mekik ve masır iplikleriyle onaracak olan “usta” nın önune getirilip bırakılır, aylardır yüzüne bakılmamış eski tekneler, terkedilmiÅŸ hallerinden koparılıp, onarım için ve löküz kayığı olarak kullanılmak üzere,  feleklere çekilirek bakıma alınır, herkesin yüzü gözü yaÄŸlı boya, macun ve bezir yağına bulanır, gülünür , ÅŸakalaşılır, eÄŸlenilir.

İşte Sardalya Avı o zamana denk gelir.

Bu satırların yazarı artık bir gözlemcidir. Ve sardalya avına çıkar.

Herkes gibi onun da bir düşü, bir amacı ve var olabilmek için sardalya avına ihtiyacı vardır.

YaÅŸar…

Yaşadıkça da biriktirdiğini getirir yazdıklarının içine usulca bırakır.  O artık bir gözlemci olmanın ötesine geçmiş, okuyucusu ile gözlemledikleri arasında mekik dokuyan bir ağ ustası olmuştur.

Sabırla, inatla ve inançla aktarmaya çalışmaktadır…

“Bir temas alanı” nedir?

Burası döngünün başladığı yerdir. Ağ ustası ile sardalya avının arasında biçimlenen metafordur. Göçtür mesela. Ama aynı zamanda bir aşk olma olasılığı da oldukça yüksektir. Anlayana anlamdır.

Her hangi bir ‘gözlemci‘, yaÅŸamın dışında hiç deÄŸildir. Aktarabildikleri, temas ettiÄŸi ve  gözlem deÄŸeri taşıdığına inandığı olaylar yada eylemler bütünüyle iç içedir. Aktardığı ise etkileÅŸim süresi içinde kendinde yansıyandır. Bu nedenle “Bir temas” bölümündeki yazılar, yazarın ham veri toplamakla uÄŸraÅŸtığı, geliÅŸigüzel ama  verimli, aynı zamanda dinamik olay akışları veya akışkanlarıdır. Yazar bu temaslardan mutlak bir yargı veya edinim ile dönmek zorunda deÄŸildir. Alır veya verir bunu dert etmez. Ancak bir ayna vardır ve habire yansıtmaktadır.

O nedenle bu alanda yazarın canlı ve cansız nesnelerle kurduÄŸu iletiÅŸimi görecek, yaÅŸadığı olaylar karşısında takındığı tavırları  izlemeye çalışacağız. Taksi veya dolmuÅŸ duraklarında onunla yürüyecek, moda sahilinde onunla geziye çıkacağız. (Göçada) Göççeada’ da soluklanıp Tepeköy’ ün karanlık limanından dalgaları gözleyeceÄŸiz. Uzaktan bir kadın süzülecek gözlerimize pazar yerinde, al basacak her yanımızı, kızaracağız; ya başımızı öne eÄŸip geçeceÄŸiz yanından, yada ona usulca ve yepyeni bir aÅŸka yaklaÅŸacağız.

“Bir dokunuÅŸ” alanı nedir?

Gözlemci, etkileÅŸime girdiÄŸi olaylar zincirinde, aktif bir rol almak ister. Olanın ve sürecin içine girme olasılıklarını denemiÅŸ, bir biçimde eyleme davet edilmiÅŸ, süregidene katılmış olabilir. Bu olduÄŸunda ise artık o, gözlediÄŸinin içinde bir de deneye sarılmaktadır.  Kendi yaÅŸam alanının içerisine dinamikler karışır. Nasıl olsa izinlidir ve izin vermektedir. Bunu deÄŸerlemeye çalışır ve kalkar Karantina’ya iner, CoÅŸkunun kahvesinde soluklanır, bir çay söyler, BerduÅŸ ile ÅŸakalaşır. İlerleyen zamanlarda artık BerduÅŸ ona rastladığında onunla iletiÅŸim kuracak, selam verecek ve olasılıkla da bir gece ‘Ot içmeye‘ çağıracaktır,

ya da ;

Çayını söyler, bir yandan az sonra gelecek olan çayı içerek hararetinin dineceğine inanır, bir yandan da yan masada oturmakta olan kadını süzer.  Bunu incelikle yapmaktadır. Kadının okuduğu kitabı incelemeye çalışır, düşünür ve harekete geçer, belli belirsiz varlığını hissettirmeye çabalar. Başarır. Neden sonra bir biçimde kadınla temas kurar, yanyana gelirler,  birlikte karıştırılır çaylar, okunulan kitabın üzerine bir şeyler fısıldanır. Birbirlerinin gözlerinin derinliklerini aralamaya çalışırlar. Artık hararet, her ikisini birden basmaktadır.

“Ve biraz da geçmiÅŸ kokar” alanı nedir?

Gözlemcilikten geçip deneyime ulaÅŸan yazar, artık olayların içinde belli bir aÅŸamaya kadar gelmiÅŸ, deneyim kazanmış ve süreç hakkında belirgin bir yargıya veya tutarlı bir deÄŸerlendirmeye yaklaÅŸmıştır. Ancak bunun için, olaylar dizisinde olanlar ile geçmiÅŸte edindiÄŸi deneyimler arasında da bir uzlaÅŸma beklemektedir. Ya içinde bulunduÄŸu durum kendisi için biçilmiÅŸ bir kaftan olacaktır, veya giymeye çalıştığı elbiseyi parçalayacak, söküp, yırtıp bir kenara atacaktır. Bir seçim yapma zamanıdır artık. Ya BerduÅŸ ile ara sıra buluÅŸup ona uyacak ve birlikte ‘Ot içmeye‘ devam edecekler,

veya ;

Kitaplardan konuÅŸtuÄŸu kadın ile birlikte hareretlerini söndürürler. Oysa çaylar Karantina’da deÄŸil, baÅŸka bir sahil kasabasında içilmektedir.  Mevsim yaz, ortalık ter ve tuz kokmaktadır. Bu duruma oraların diliyle ‘aylardan Temmuz‘ denmektedir.  Tuz kokusu erkeÄŸi, ter kokusu da kadını çıldırtmaktadır. Bizimkilerin yüksek ısıda piÅŸirdikleri iliÅŸkileri ilerler,  her dokunuÅŸu bir kıvranışa, her iniltiyi bir boÅŸalmaya çevirmeye can atmaktadırlar. Ancak  sonbahar gelir çatar. Ya birlikte aynı ÅŸehre taşınacaklar, veya ayrılmayı tasarlayacaklardır. Çünkü Kadın çayını tek ÅŸekerli içmektedir.

“Vurdum duymaz” alanı nedir?

En sevdiğim alandır.

“Dökülür” alanı nedir?

Bütün olan bitenden süzülenin okuyucuya teslim edildiği bir bölümdür. Yazar yaşayacağını yaşamış, yazabileceğini de yazmıştır. Bu bir göçtür, bir aşktır belki de inadına yazılmış bir romandır.

Açık zaman dizgesi nedir?

Romanın oluşum süresince yazarın etkilendiği olayların tarihsel kaydıdır. Yazarın, samimi okurularına sunduğu olaylar dizinidir. İtiraftır.
Çok şeydir.
Çok…

3 Yorum Nedir bu?

  • gunes ener

    Romanın daha doğrusu böyle bir projenin ortaya çıkması kuşkusuz yeni bir dönemin de başlangıcı sayılabilir Türk Edebiyatı açısından. Elektronik ortam da eseri de yazarı da birbirleriyle ilişkisini de, içsel bir yolculuğun dışa taşmasını da bu taşmanın içe yansımasını da görüp gözlemleyebileceğimiz bir çalışma olduğu için..
    Başarılarılı ve yeni, iyi fikirlerle yaratıcılığın farklı olanın güzellikle kucaklaşmasını sağlayan bütün esntrümanlarına hayatın ve dahası sana da sonsuz teşekkürler. Yüreğine,kelimelerine, bakışına, bilişine paylaşımına sağlık.

  • [...] Avı’nın sitesinin, Nedir? adlı bölümünde kurgusal öykü hakkında bir açıklama var. İşte Sardalya [...]

Yorum Bırakabilirsiniz

 

 

 

BU HTML Etiketlerini Kullanabilirsiniz

<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>