|
|||||
NarSade’yi bir kaç kez daha saÄŸaltarak, varılabilecek son noktaya kadar gidebilmeyi ummuÅŸtum. Gözlerimi kapattım. AÄŸaç, kırmızı çiçekleri ile gözlerimin önünden gitmiyor ki… SaÄŸ tarafımdaki maÄŸazanın geniÅŸ ekranlarından akan mısır piramitleri var. “Binlerce yıl evvel Orion takımyıldızlarını iÅŸaret edecek biçimde konumlanmış olan piramitler…” ‘İyi ama biz binlerce yıl daha ileride deÄŸil miyiz o zamandan’ diye düşündüm. ‘Åžimdi de aynı takım yıldızlarını mı gösteriyor piramitler?’ DeÄŸilmiÅŸ. GüneÅŸ sistemi hareketli olduÄŸundan artık baÅŸka bir takım yıldızı iÅŸaret ediyormuÅŸ piramitler. Hem zaten 12 burç deÄŸil de 13 burç varmış gök yüzlerimizde falan filan… Ellerime bulandı meyvenin kanı. Olası yüzlerce taneyi bir anda kesip doÄŸrayarak, ortadan ikiye ayırabilmiÅŸtim meyvenin gövdesini. Ardından bir yaprak daha düştü aÄŸaçtan. Gözlerimi açtığımda, tam da cılız güneÅŸ ışınlarının başıma dik olarak geldiÄŸini, o yüzden gözlerimin kamaÅŸtığını, güneÅŸ gözlüğümü de yanıma almamış olduÄŸumu, ayrıca içten içe sulandığımı, dışa doÄŸru kızardığımı farkettim. Sonra düzensiz kalabalıktan biri, düpdüzenli yürüyüşlerinden birini daha bırakıp yanıma sokularak şöyle dedi; Anımsadım bilge‘yi İpin Ucu; (göz,den,”,düşünce, O zaman deÄŸil miymiÅŸ?) |
|||||
|
Telif © 2010 Sardalya Avı - Tüm Hakları Saklıdır |
|||||
Ne söylendi?