|
|||||
Kehanet ve çingeneÜstünü vereceÄŸim dedi çingene, saymaya baÅŸladı bir bir. Sol elinde tuttuÄŸu yeÅŸil yirmilik, saÄŸ elinde avuçlarımızın terli izleri. Sayıyor ha sayıyor. Bizi, yirmiliÄŸi, geleceÄŸimizi, geçmiÅŸimizi, olacakların hesabına kırmızı gülün yapraklarıyla bir bir. O söylüyor. Biz bakıyoruz. Kapkara gözlerinden ilhamlar taşıyor ÅŸimdi. Yer yer esiyor rüzgar. Bir yel kanat, tutunmuÅŸ da kendi meltemine, sürükleniveriyor hızla moda önlerine. Aslında sızdın demeliyim ruhuma ve aniden… Öylece birden bire doluverdin içime, bir güvercin süzüldü sözlerinden, ürkek, kırılgan, biraz telaÅŸlı, oldukça da yürekli. Tam da taşın üstüne kondu. TaÅŸadurdu güvercin. Çin, ge, ne… İleriki aÄŸacın gölgesinde, bir gözü kapalı, çömelik, sinik çukurlarına omuzlarının, üstünden koca bir hayat geçmiÅŸ. O yüzden iyice kaçmış çukurlarına gözü, bir diÄŸer çingenenin. “Neresi yanlış bunun” diyesim geliyor ona, bir damla olup. Birden falımı balla kesiveriyor. Hızla gidip ellerimi kapalı gözüne bastırıyorum sarışın olanının. Büyük bir gürültü oluyor sonra. Sıkı sıkıya tutunuyoruz birbirimize. Önümüzde dünyanın kapıları açılıyor. Sonra sırlar ardı ardına akıveriyor gölgeliklere sığınanların aÄŸzından. Hepsinin sesi aynı, hepsinin ÅŸarkıları aynı telde. Sesler tılsımlı bir oratoryonun, ardışık melodisini dalgalarla buluÅŸturuyor. Diyorlar ki; “Denizler bütün evrenin, ortak akıl ve bilincinin biriktiÄŸi yerlerdir. O yüzden bütün renkleri görebiliyorsunuz içinde. Her birinin mutlaka bir adı var bizim dilimizde. ‘Sizinkinin adını aÅŸk koyacağız’, haydi sarılın birbirinizin oynak dalgalarına, ve yüzün her biriniz, dilediÄŸinizce.” Ah, benimse o kalçalara, zaten içim gidiyor… Sonra hepsi birden baÅŸladıkları gibi susuyorlar. Bir gül tomurcuÄŸu açıyor okuduÄŸumuz kitapların içinde. Bir birimiz için ayırdığımız cümlelerde buluÅŸuyor dudaklarımız. SavaÅŸkan kediler yerlerini seviÅŸken dalgalara bırakıyorlar. Martılar suyla buluÅŸuyor, ellerimiz tutuÅŸuyorken birbirleriyle. Oyun bitiyor. Aslında, Biz zorlamasak, dayatmasak bu kadar, onlar çiçek dağıtmayacak belki, birbirlerine sarılıp, sahilde yürüyen sevgililere… Yahut kimse fark edemeyecek içindeki derinliÄŸi. Sırrına eremeyecek neden yaÅŸadığının. Belki de, |
|||||
|
Telif © 2010 Sardalya Avı - Tüm Hakları Saklıdır |
|||||
Ne söylendi?