<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
		>
<channel>
	<title>Sardalya Avı için yorumlar</title>
	<atom:link href="http://www.sardalyaavi.com/comments/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.sardalyaavi.com</link>
	<description>"Bir göç ve aşk hikayesi"</description>
	<lastBuildDate>Wed, 21 Jul 2010 13:18:54 +0000</lastBuildDate>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
	<item>
		<title>Bir boş, biri dolu; Okuma yazısına LiberterKedi tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://www.sardalyaavi.com/okumalar.html/comment-page-1#comment-336</link>
		<dc:creator>LiberterKedi</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 21 Jul 2010 13:18:54 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.sardalyaavi.com/?p=1315#comment-336</guid>
		<description>bir boş, biri dolu...anlatılan seste içerisinde hissetmek öyküyü. bu önemli olan sanırım. imgeleri beyinde tel tel canlandırmak. bir boş, bir dolu...ne denir. çok güzel olmuş. yüreğinize sağlık.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>bir boş, biri dolu&#8230;anlatılan seste içerisinde hissetmek öyküyü. bu önemli olan sanırım. imgeleri beyinde tel tel canlandırmak. bir boş, bir dolu&#8230;ne denir. çok güzel olmuş. yüreğinize sağlık.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yelkanat yazısına Özge Kahraman tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://www.sardalyaavi.com/yelkanat.html/comment-page-1#comment-323</link>
		<dc:creator>Özge Kahraman</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 02 Jul 2010 12:34:41 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.sardalyaavi.com/?p=1034#comment-323</guid>
		<description>-Babana söyle çocuk. O da izin verirse, Yelkanat bundan böyle senindir.
            Ne kadar da güzel ve anlamlı bir paylaşım... 
            Bir çocuğa ne kadar da büyük değerler katacak bir paylaşım. 
Yelkanat, Deveciali’nin anılarının saklı olduğu ve bu anıların içinde çocuğun babasının da yer aldığı bir yelkenli.Artık tahta kurtlarına ev sahipliği yaptığı için değil, artık işe yaramadığı için vermiyor Deveciali yelkenlisini çocuğa. Veriyor çünkü Deveciali halen çok değer veriyor yelkenlisine ve bu değeri çocuğun da fark ettiğini biliyor ve yelkenlinin anlamını çocuğun yaşatacağına da inanıyor. 

Ama her ne için olursa olsun, o yelkenlinin o çocuğa armağan edilmesi çok ama çok anlamlı. 

Yazarın bunu ifade etmesi ise başlı başına bambaşka bir değerdir.

Bunun dışında, …köyde ısı derecelerine göre ayrılmış bir kaç Hasan, renklere göre ayrılmış bir kaç Selahattin olduğundan… bölümleri babamın öğretmenlik yıllarına dair anlattığı anılarına hiç de yabancı değiller. Bir an babamı dinlerken buldum kendimi. 
Ve tabi ki çocuk tasvir edilirken ki bahsi geçen lastik çizmeler, yine bana çocukluğumdaki yeni çıkmış ve ancak birkaç çocuğun ayaklarında görülen ve sınıf farkını bir ayakkabıyla anlayabildiğim o lastik ayakkabıları hatırlattı bana. Bir de tabi ki parlak ve rengârenk olduğu için olsa gerek adına Çingen ayakkabıları denilen ayakkabıları da es geçmemek gerek…

Hayatın içinden bir Yelkanat okumak çok keyifliydi.

Buarada bir şey daha var tabi ki, insanın gerçekte ne yapmak istediğinin önüne ya da bundan sonra ne yapmak istediğinin önüne hiçbir şey engel olamıyor aslında. Deveciali’nin denizin mavisini görünce bir çırpıda unutuşu gibi…</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>-Babana söyle çocuk. O da izin verirse, Yelkanat bundan böyle senindir.<br />
            Ne kadar da güzel ve anlamlı bir paylaşım&#8230;<br />
            Bir çocuğa ne kadar da büyük değerler katacak bir paylaşım.<br />
Yelkanat, Deveciali’nin anılarının saklı olduğu ve bu anıların içinde çocuğun babasının da yer aldığı bir yelkenli.Artık tahta kurtlarına ev sahipliği yaptığı için değil, artık işe yaramadığı için vermiyor Deveciali yelkenlisini çocuğa. Veriyor çünkü Deveciali halen çok değer veriyor yelkenlisine ve bu değeri çocuğun da fark ettiğini biliyor ve yelkenlinin anlamını çocuğun yaşatacağına da inanıyor. </p>
<p>Ama her ne için olursa olsun, o yelkenlinin o çocuğa armağan edilmesi çok ama çok anlamlı. </p>
<p>Yazarın bunu ifade etmesi ise başlı başına bambaşka bir değerdir.</p>
<p>Bunun dışında, …köyde ısı derecelerine göre ayrılmış bir kaç Hasan, renklere göre ayrılmış bir kaç Selahattin olduğundan… bölümleri babamın öğretmenlik yıllarına dair anlattığı anılarına hiç de yabancı değiller. Bir an babamı dinlerken buldum kendimi.<br />
Ve tabi ki çocuk tasvir edilirken ki bahsi geçen lastik çizmeler, yine bana çocukluğumdaki yeni çıkmış ve ancak birkaç çocuğun ayaklarında görülen ve sınıf farkını bir ayakkabıyla anlayabildiğim o lastik ayakkabıları hatırlattı bana. Bir de tabi ki parlak ve rengârenk olduğu için olsa gerek adına Çingen ayakkabıları denilen ayakkabıları da es geçmemek gerek…</p>
<p>Hayatın içinden bir Yelkanat okumak çok keyifliydi.</p>
<p>Buarada bir şey daha var tabi ki, insanın gerçekte ne yapmak istediğinin önüne ya da bundan sonra ne yapmak istediğinin önüne hiçbir şey engel olamıyor aslında. Deveciali’nin denizin mavisini görünce bir çırpıda unutuşu gibi…</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Bir boş, biri dolu. yazısına esmir tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://www.sardalyaavi.com/bir-bos-biri-dolu.html/comment-page-1#comment-322</link>
		<dc:creator>esmir</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 01 Jul 2010 14:19:15 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.sardalyaavi.com/?p=1011#comment-322</guid>
		<description>&quot;bardağın dolu tarafına bakmak, dolu bir bardağı düşünmek bütün boşukları da ortadan kaldıracaktır! boşluğa düşmeden, boşluğa meydan vermeden, boşu boşuna kül olup savrulmadan!..
dolu dolu düşünmek gerek, doldurmak ve dolup taşmak...
doya doya yaşamak gerek! 
düşler düşünceye, düşünceler de gerçeğe dönüştüğünde yani boşluklar dolduğunda,
her şey güzel olacak demek gerek!&quot;

bu oldukça kolay bir işti:) diyebilmek için :) bu da sadece ve sadece dolu bir bakış açısı! bir dolu, biri dolu!..</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>&#8220;bardağın dolu tarafına bakmak, dolu bir bardağı düşünmek bütün boşukları da ortadan kaldıracaktır! boşluğa düşmeden, boşluğa meydan vermeden, boşu boşuna kül olup savrulmadan!..<br />
dolu dolu düşünmek gerek, doldurmak ve dolup taşmak&#8230;<br />
doya doya yaşamak gerek!<br />
düşler düşünceye, düşünceler de gerçeğe dönüştüğünde yani boşluklar dolduğunda,<br />
her şey güzel olacak demek gerek!&#8221;</p>
<p>bu oldukça kolay bir işti:) diyebilmek için <img src='http://www.sardalyaavi.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  bu da sadece ve sadece dolu bir bakış açısı! bir dolu, biri dolu!..</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>üç nokta yazısına Özge Kahraman tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://www.sardalyaavi.com/uc-nokta.html/comment-page-1#comment-321</link>
		<dc:creator>Özge Kahraman</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 30 Jun 2010 14:31:25 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.sardalyaavi.com/?p=930#comment-321</guid>
		<description>Geçmişin derinliklerini yeni günün adımlarında saklayarak devam ediyordum hayata. Yaşanmışlığın izleri her daim ardı sıra peşimden geliyordu. Attığım her adımda kaybolacak derken daha bir keskin izlerle karşıma çıkıveriyordu. Ve bu durumdan ne kadar şikâyetçiydim bilemiyorum, bunu o anki ruhani halim belirliyordu. Ama bazen yürümeye , yol almaya kıyamıyordum. Hangi adımı atacağımı şaşırıyordum. Sanki atacağım her adımla bir şeylerin canını yakacaktım. Belki tamamen silinmesinden korkuyordum ve o yüzden itina ile yürüyor ve hassaslaşıyordum. Ve belki de kim bilir böyle yaparak nelerin, kimlerin bana ulaşmasını engelliyordum. Tabi ki her gelecek geçmiş olmaya gebeydi bunu biliyordum ama yinede hangi geçmiş hiç unutulmayacak ve unutulmak istenmeyecek kadar özelse ona kıyamıyor insan. Ve sanki her yeni tanışıklık, hayatına girecek her yeni insan ve yaşanacak her olay ve paylaşım eskilerin yerini alacak endişesiyle kapatıyor kendini kendi iç dünyasına. Belki korkudan belki hazır olmamaktan belki de… Bilemiyorum, her insan kendi anlam derinliği kadar yorumlayabiliyor hayatı…
Ama aslında bazen ise buna hiç gerek kalmıyor çünkü yaşam bizi içine aldığı kendi anlam dünyasında her şeyi olağanüstü yorumuyla sunuyor çırılçıplak. Görmemek, duymamak mümkün olmuyor.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Geçmişin derinliklerini yeni günün adımlarında saklayarak devam ediyordum hayata. Yaşanmışlığın izleri her daim ardı sıra peşimden geliyordu. Attığım her adımda kaybolacak derken daha bir keskin izlerle karşıma çıkıveriyordu. Ve bu durumdan ne kadar şikâyetçiydim bilemiyorum, bunu o anki ruhani halim belirliyordu. Ama bazen yürümeye , yol almaya kıyamıyordum. Hangi adımı atacağımı şaşırıyordum. Sanki atacağım her adımla bir şeylerin canını yakacaktım. Belki tamamen silinmesinden korkuyordum ve o yüzden itina ile yürüyor ve hassaslaşıyordum. Ve belki de kim bilir böyle yaparak nelerin, kimlerin bana ulaşmasını engelliyordum. Tabi ki her gelecek geçmiş olmaya gebeydi bunu biliyordum ama yinede hangi geçmiş hiç unutulmayacak ve unutulmak istenmeyecek kadar özelse ona kıyamıyor insan. Ve sanki her yeni tanışıklık, hayatına girecek her yeni insan ve yaşanacak her olay ve paylaşım eskilerin yerini alacak endişesiyle kapatıyor kendini kendi iç dünyasına. Belki korkudan belki hazır olmamaktan belki de… Bilemiyorum, her insan kendi anlam derinliği kadar yorumlayabiliyor hayatı…<br />
Ama aslında bazen ise buna hiç gerek kalmıyor çünkü yaşam bizi içine aldığı kendi anlam dünyasında her şeyi olağanüstü yorumuyla sunuyor çırılçıplak. Görmemek, duymamak mümkün olmuyor.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>poyrazın hikâyesi yazısına İDEA tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://www.sardalyaavi.com/poyrazin-hikayesi.html/comment-page-1#comment-140</link>
		<dc:creator>İDEA</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 01 Dec 2009 15:59:31 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.sardalyaavi.com/?p=484#comment-140</guid>
		<description>Bir Rüzgar eser ensene üşürsün. Yokluğunu aramaktanda öte duygulara sarılır üşüyen yanını sarmaya çalışırsın. Oysa avuntudur duygularına damgasını vuran. Sen başka başka isimler yakıştırıp hayalden gemilerinin içine koyarak olmak istediğin limana gönderirsin. Olmak istemekle olamamak çelişkinin bayrağını taşısada ellerinde,&#039;&#039;boşver hayat çelişki değil mi&#039;&#039; lerden ördüğün ağını savurursun ufkun kızıllığına. Kızıla ayrıdır tutkun bilirsin. Bilirsin ve o kızıl ufkun hakim olduğu limanda yüreğini nadasa çekersin.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Bir Rüzgar eser ensene üşürsün. Yokluğunu aramaktanda öte duygulara sarılır üşüyen yanını sarmaya çalışırsın. Oysa avuntudur duygularına damgasını vuran. Sen başka başka isimler yakıştırıp hayalden gemilerinin içine koyarak olmak istediğin limana gönderirsin. Olmak istemekle olamamak çelişkinin bayrağını taşısada ellerinde,&#8221;boşver hayat çelişki değil mi&#8221; lerden ördüğün ağını savurursun ufkun kızıllığına. Kızıla ayrıdır tutkun bilirsin. Bilirsin ve o kızıl ufkun hakim olduğu limanda yüreğini nadasa çekersin.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>ama yazısına Zeugma tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://www.sardalyaavi.com/ama.html/comment-page-1#comment-137</link>
		<dc:creator>Zeugma</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 27 Nov 2009 17:05:31 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.sardalyaavi.com/?p=621#comment-137</guid>
		<description>Muhteşem !</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Muhteşem !</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Güverc yazısına Angel of the Morning tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://www.sardalyaavi.com/guverc.html/comment-page-1#comment-96</link>
		<dc:creator>Angel of the Morning</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 03 Nov 2009 13:10:48 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.sardalyaavi.com/?p=616#comment-96</guid>
		<description>&quot;Tek dusmanimiz vardi guvercin hirsizlari&quot;

Diye soylemisti bi dost</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>&#8220;Tek dusmanimiz vardi guvercin hirsizlari&#8221;</p>
<p>Diye soylemisti bi dost</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Dolunay yazısına esmir tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://www.sardalyaavi.com/dolunay.html/comment-page-1#comment-95</link>
		<dc:creator>esmir</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 23 Oct 2009 14:22:05 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.sardalyaavi.com/?p=585#comment-95</guid>
		<description>Çok sıra dışı bir çalışma tekniği ve roman yazılımı bu web ortamında. 

‘Şarlatana güvenmemek, parlatana inanmamak gerek’.
Son derece güzel, akıcı bir dilde ve farklı imgelerle dolu, bir o kadar da düşündüren anlam yüklü cümleler...

Yazılarınızı takip edeceğim...

Tebrik ediyorum...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Çok sıra dışı bir çalışma tekniği ve roman yazılımı bu web ortamında. </p>
<p>‘Şarlatana güvenmemek, parlatana inanmamak gerek’.<br />
Son derece güzel, akıcı bir dilde ve farklı imgelerle dolu, bir o kadar da düşündüren anlam yüklü cümleler&#8230;</p>
<p>Yazılarınızı takip edeceğim&#8230;</p>
<p>Tebrik ediyorum&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Düşerim ki ben, yazısına Zeugma tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://www.sardalyaavi.com/duserim-ki-ben.html/comment-page-1#comment-61</link>
		<dc:creator>Zeugma</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 29 Aug 2009 09:59:17 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.sardalyaavi.com/?p=241#comment-61</guid>
		<description>Ne güzel, ne akıcı,özlemlerin tavan yaptığı şiirsel güzellikte kesitlerle ilerliyor böyle.

&#039;&#039;Seni görmeye gelirsem ben, düşerim ki oyuncak trenlerimden...
Ve devamı..Çok güzel.Olağanüstüden bile öte..
Kutlarım..</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Ne güzel, ne akıcı,özlemlerin tavan yaptığı şiirsel güzellikte kesitlerle ilerliyor böyle.</p>
<p>&#8221;Seni görmeye gelirsem ben, düşerim ki oyuncak trenlerimden&#8230;<br />
Ve devamı..Çok güzel.Olağanüstüden bile öte..<br />
Kutlarım..</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Karman yazısına JerenCe tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://www.sardalyaavi.com/karman.html/comment-page-1#comment-27</link>
		<dc:creator>JerenCe</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 21 Jul 2009 10:46:38 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.sardalyaavi.com/?p=343#comment-27</guid>
		<description>Aslında bir kez &quot;gitmem gerek&quot; dendi mi gidilmeli. Sonra hiç arkaya bakmamalı, eksikler ya da pişmanlıklar mı var, boşvermeli. &quot;Gitmem gerek&quot; dendi mi gidilmeli...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Aslında bir kez &#8220;gitmem gerek&#8221; dendi mi gidilmeli. Sonra hiç arkaya bakmamalı, eksikler ya da pişmanlıklar mı var, boşvermeli. &#8220;Gitmem gerek&#8221; dendi mi gidilmeli&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>
