Ne söylendi?

Ve paylaştık

Bir fincan kahvenin…

*** Bilmem kaçıncı mektup Gece yarısını geçtik yine beraber. Yedi şeker bir kahveyi bölüşüyor hesapsız. Bir parça kahve, fincanını ve kaşığını birden bire yutuyor. Yutulmuş kelimeler koyulaşıyor karıştıkça. Huzursuz bedenlerin karanlıkta can çekişmesi gibi, keyifli ölüler de toprak altlarımızda gizli. Ne biz onlardan bir haberiz, ne onlar çekiyor artık insancıl sancılarımızı. Simgelerimizle avunuyor, anılarımızla kavruluyoruz. [...]

DeLirik

*** Bilmem kaçıncı mektup Uyanacağın saatlere kurdum kendimi. Kitaplığın üzerine yürüdüm, dolu bir sözlük, koca bir beyin, aptal bir gülüş, dik bir duruÅŸ eÅŸliÄŸinde, çektim vurdum kendimi. Kelimeler dökülüyor ÅŸimdi, kırmızı kırmızı, raftan, araftan. Paragraftan. Halıya, umarsız hallerime, içimdeki deliye, deliriklere… Bir söz kıvrılıyor dilimde, bir sus oluyor, bir pusa dönüşüyor hayalin. Ellerimle yokluyorum halıyı, [...]

Hüso’nun devrimi bu.

*** Kelimeler yükleniyor Pembe’ye. Dayanamıyor mutluluğa açılıyor çiçek. Gittiği yerlerden geriye dönüyor kokusu. Binlerce yıllık. Sandal ağacı gibi ama değil. Yarım bardak limon, kenarına cin işte hepsi bu. Sarhoş olmamak için tokuşturuyoruz kadehleri, Bir şeyler dönüyor ama ne.? Bir bakıyorum ki bardağa, bitirmişim.. İmgeler, sen bilirsin onları. İkimizden de kaçık. Kanatsız kuşlarıdır şiirlerin. Nasıl uçarlar [...]