|
|||||
|
*** Bilmem kaçıncı mektup Gece yarısını geçtik yine beraber. Yedi ÅŸeker bir kahveyi bölüşüyor hesapsız. Bir parça kahve, fincanını ve kaşığını birden bire yutuyor. YutulmuÅŸ kelimeler koyulaşıyor karıştıkça. Huzursuz bedenlerin karanlıkta can çekiÅŸmesi gibi, keyifli ölüler de toprak altlarımızda gizli. Ne biz onlardan bir haberiz, ne onlar çekiyor artık insancıl sancılarımızı. Simgelerimizle avunuyor, anılarımızla kavruluyoruz. [...] *** Bilmem kaçıncı mektup Uyanacağın saatlere kurdum kendimi. Kitaplığın üzerine yürüdüm, dolu bir sözlük, koca bir beyin, aptal bir gülüş, dik bir duruÅŸ eÅŸliÄŸinde, çektim vurdum kendimi. Kelimeler dökülüyor ÅŸimdi, kırmızı kırmızı, raftan, araftan. Paragraftan. Halıya, umarsız hallerime, içimdeki deliye, deliriklere… Bir söz kıvrılıyor dilimde, bir sus oluyor, bir pusa dönüşüyor hayalin. Ellerimle yokluyorum halıyı, [...] *** Kelimeler yükleniyor Pembe’ye. Dayanamıyor mutluluÄŸa açılıyor çiçek. GittiÄŸi yerlerden geriye dönüyor kokusu. Binlerce yıllık. Sandal aÄŸacı gibi ama deÄŸil. Yarım bardak limon, kenarına cin iÅŸte hepsi bu. SarhoÅŸ olmamak için tokuÅŸturuyoruz kadehleri, Bir ÅŸeyler dönüyor ama ne.? Bir bakıyorum ki bardaÄŸa, bitirmiÅŸim.. İmgeler, sen bilirsin onları. İkimizden de kaçık. Kanatsız kuÅŸlarıdır ÅŸiirlerin. Nasıl uçarlar [...] |
|||||
|
Telif © 2010 Sardalya Avı - Tüm Hakları Saklıdır |
|||||
Ne söylendi?