Ne söylendi?

Ve paylaştık

poyrazın hikâyesi

Sana söyleyecek o kadar çok ÅŸey birikti ki içimde… Gecenin bir yarısı poyraz rüzgarına göğsünü gere gere direnen balkonun bir ucuna tünedim. İçmemem gereken bir sigarayı tutuÅŸturdum avuçlarımda. Sonra kaldırıp başımı samanyolunu gözledim. Kulaklarım rüzgarın uÄŸultusuyla biçimlenen doÄŸal bir ÅŸarkının nakaratında. Önümde, hemen balkonun altından baÅŸladığı yanılgısına çabucak kapılıp, bir adımda içine düşebileceÄŸin kadar yakınımızda [...]

Karman

Onlar pek sayılmıyorlar ama ben yinede sayıyorum. Hızla koÅŸarak tırmanıyorum üzerlerinden. Ayağım yediye basıyor, sekizin üzerinden atlıyorum bilerek, dokuzda tökezleniyor ve on’a yuvarlanıyorum. Hem ışıklı, hem ışıksız oluyor ÅŸimdi ayrıntılar ve ben yeniden saçma sapan bir ÅŸey söylüyorum dokunarak ilmiklerime. Gitmem gerek. Biliyorum gidilmeli, ancak eskisi kadar da cesur deÄŸilim artık. Eskisi kadar olan özlendikçe, [...]

Gün Batımı.

O kadar uzaklarındayım ki… Seçemiyorum seni, insanlığımın kayıp dertlerine düşmüş, oyalanmaktayım. Ne bir tutku, ne bir tepki, ne de vücuduma giyebileceğim bir tenim var. Kaçmayı özlüyorum yine kendimden, ama zamanım kalmadı ki buna. Sürek avındayım sanki ve terleyen ruhumdan yaban domuzunun o kirli kokusu fışkırıyor. Bir tazı köpeği gibi izini süren insanlığın, sonra bulan içindekini, [...]