Ne söylendi?

Ve paylaştık

Yok…

Bir süredir uyuyamıyorum. EÄŸer rüyada isem uykumu bölen, uyanıksam öteleyen, hanidir içinde bulunduÄŸum sadeliÄŸi karmaşıklaÅŸtıran bir durumda buluyorum kendimi. Ne zaman “tamam ben artık büyüdüm” desem, yeniden, saçları dağınık, burnu akan, ayakları ve elleri oynadığı oyunlardan kirlenmiÅŸ, toza topraÄŸa, çamura bulanmış, geceyi unutmuÅŸ, sokaklarda gün boyu topuyla yarenlik eden bir çocuk halllerinde yakalanıyorum, yine kendime.

Düşerim ki ben,

Minnacık bir deniz lalesi, kocaman bir arı, yer değiştirsek seninle, tersi olsa örneğin, düzeni değiştirsek, ben lale olsam, düzen değişir belki ama, düzülen kalır yine yerli yerinde. Lale olan yer mi ki bu aldatmacayı? Yok… Aslında senin zararın dokunmuyor ki bana, kendimi burkuyorum ben, yine kendime. Kadınların kadınları, erkeklerin erkekleri, çocukların çocukluklarını, kedilerin evcilliklerini pek [...]

Med ve Cezir

O kadar çok uzaklaşmışım ki doğduğum kıyılardan,her kulaçta yeni bir kayalığı yurdum sanıyorum, ne kadar sürecek acaba geldiğim yerden geriye olan yolculuğum? Yüzüm ona dönüktü. Böyle durumlarda ne fırtınayı dinler insan nede kabaran denizin öfkesini. Yalın daha bir kaba, göz daha keskinini görmeyi hedeflerdi. Baştan aşağıya gerilmiş kaslar, Yüz hatlarımız kayıp, Düşüvermiş ardımızda bıraktığımız sularda.

Olan biten

Bir an gelir ve insan önemsemeyi bırakır. Boşluk iyidir bazen, yumuşacık ve hafiftir, sen düşmediğin sürece o da acıtmaz. Ve Zaman gelir, her kes payını alır yalnızlıktan. Gidiyordum. Elimde bir kitap, bir kaç giysi bavulumda, dizüstü bilgisayarım ve takım elbisenin içine sakladığım yalnızlığım. Mutsuz değildim. Her zamanki gibi başım dik, uçağımın kalkacağı saati bekliyordum. Sıra [...]

Gün Batımı.

O kadar uzaklarındayım ki… Seçemiyorum seni, insanlığımın kayıp dertlerine düşmüş, oyalanmaktayım. Ne bir tutku, ne bir tepki, ne de vücuduma giyebileceğim bir tenim var. Kaçmayı özlüyorum yine kendimden, ama zamanım kalmadı ki buna. Sürek avındayım sanki ve terleyen ruhumdan yaban domuzunun o kirli kokusu fışkırıyor. Bir tazı köpeği gibi izini süren insanlığın, sonra bulan içindekini, [...]