|
|
Bir süredir uyuyamıyorum. Eğer rüyada isem uykumu bölen, uyanıksam öteleyen, hanidir içinde bulunduğum sadeliği karmaşıklaştıran bir durumda buluyorum kendimi.
Ne zaman “tamam ben artık büyüdüm” desem, yeniden, saçları dağınık, burnu akan, ayakları ve elleri oynadığı oyunlardan kirlenmiş, toza toprağa, çamura bulanmış, geceyi unutmuş, sokaklarda gün boyu topuyla yarenlik eden bir çocuk halllerinde yakalanıyorum, yine [...]
Minnacık bir deniz lalesi, kocaman bir arı, yer değiştirsek seninle, tersi olsa örneğin, düzeni değiştirsek, ben lale olsam, düzen değişir belki ama, düzülen kalır yine yerli yerinde. Lale olan yer mi ki bu aldatmacayı?
Yok…
Aslında senin zararın dokunmuyor ki bana, kendimi burkuyorum ben, yine kendime. Kadınların kadınları, erkeklerin erkekleri, çocukların çocukluklarını, kedilerin evcilliklerini pek sevememesi gibi [...]
O kadar çok uzaklaşmışım ki doğduğum kıyılardan,her kulaçta yeni bir kayalığı yurdum sanıyorum,
ne kadar sürecek acaba geldiğim yerden geriye olan yolculuğum?
Yüzüm ona dönüktü.
Böyle durumlarda ne fırtınayı dinler insan nede kabaran denizin öfkesini.
Yalın daha bir kaba, göz daha keskinini görmeyi hedeflerdi.
Baştan aşağıya gerilmiş kaslar,
Yüz hatlarımız kayıp,
Düşüvermiş ardımızda bıraktığımız sularda.
O kadar uzaklarındayım ki…
Seçemiyorum seni, insanlığımın kayıp dertlerine düşmüş, oyalanmaktayım. Ne bir tutku, ne bir tepki, ne de vücuduma giyebileceğim bir tenim var. Kaçmayı özlüyorum yine kendimden, ama zamanım kalmadı ki buna. Sürek avındayım sanki ve terleyen ruhumdan yaban domuzunun o kirli kokusu fışkırıyor.
Bir tazı köpeği gibi izini süren insanlığın, sonra bulan içindekini, insanı…
Ardından çekip [...]
Bir sen, bir ben, bir de Yorgo’nun şu tazecik gelini,
Etli dudaklarımızda aroması kara dutun.
Bir yudum şarap dökülür göbek deliğimizden, simetrik yanlarımıza düşer ve dağılır gece.
Gece dağılır, şarap dağılır, gelin dağılır. Sen olursun gelin şimdi ve sende olan ne varsa, karışır bana.
Akdeniz yüklenir camlarımıza, can mı dayanır buna, camlar mı dayanır?
Uçuk maviye boyanmış büyük bir masa, [...]
|
|
Ne Demişler?