|
|||||
|
“AÄŸaç, gün ışığını alabilmek için o kadar çok eÄŸilmiÅŸ ki, ÅŸu an süregiden bu korkunç fırtınaya nasıl dayanacağını kendisi de bilmiyor.” Sesli notlarımdan Her ÅŸey sürer gider, eÄŸer ben bu ÅŸeylere, ‘neden?’ diye sorarsam, ‘ÅŸeyler’ benim sorgumdan, bir sonuç çıkarma talebime çabucak ve kolaylıkla yanıt verebilir. İlk bakışta aldığım yanıtlar, kısa bir süre için doÄŸru [...] Sade’yi bir kaç kez daha saÄŸaltarak, varılabilecek son noktaya kadar gidebilmeyi ummuÅŸtum. Gözlerimi kapattım. AÄŸaç, kırmızı çiçekleri ile gözlerimin önünden gitmiyor ki… Sonra, her aklıevvel kiÅŸi gibi aÄŸacın kendisini boÅŸ verip meyvası ile uÄŸraÅŸmanın kolaycılığını seçip… Ama ya sararan yaprakları? SaÄŸ tarafımdaki maÄŸazanın geniÅŸ ekranlarından akan mısır piramitleri var. “Binlerce yıl evvel Orion takımyıldızlarını iÅŸaret [...] Sana söyleyecek o kadar çok ÅŸey birikti ki içimde… Gecenin bir yarısı poyraz rüzgarına göğsünü gere gere direnen balkonun bir ucuna tünedim. İçmemem gereken bir sigarayı tutuÅŸturdum avuçlarımda. Sonra kaldırıp başımı samanyolunu gözledim. Kulaklarım rüzgarın uÄŸultusuyla biçimlenen doÄŸal bir ÅŸarkının nakaratında. Önümde, hemen balkonun altından baÅŸladığı yanılgısına çabucak kapılıp, bir adımda içine düşebileceÄŸin kadar yakınımızda [...] Belki bütün varlığımız, bir bitkinin yaprağında basit çıkıntılar olmaktan ibarettir. Kim bilebilir? İp ucu; (Devam edecektir sanırım |
|||||
|
Telif © 2010 Sardalya Avı - Tüm Hakları Saklıdır |
|||||
Ne söylendi?