“..Türkiye’yle ilgili kaygılarımın başında,ülkenin giderek çok gerici olması geliyor.
Çok geri gitti hakikaten, insanlar çok tutuculaştı. Sanırım demokrasi devlet
yöneticilerini ürküttü ve onu farklı yorumlamaya çalıştılar. Demokrasi deyince
nedir, halkın karar mekanizmasına katılması anlaşılır. Ama sanırım süreç içinde
egemen güçler bunun yanlış olduğunu gördüler. Karar mekanizmasına da halkı
katmamak gerekir diye düşündüler. Örgütlü bir toplum demokrasinin temel
varoluş biçimlerinden birisiyken, onun [...]
“İçime sok, batır sevgini derinlerime, döndür yalanlarını bir burgu gibi, çek hızlıca tapasını şarabın, dök kanımı.”
Diline doladığı şarkısının nakaratıydı bu ve usanmıştı tekrarlamaktan. İçinden geçeni tükürdü yere. Tutundu gergin bedenlerini, dallarının serinliğine tıkıştırdıkları zeytin ağacının bir dalına. Kalkacak oldu. “Toparlanmak” diye küfretti. Hem de Barışın kollarında. Aklına güvercin geldi. Pis pis sırıttı. Kustu kırmızı, [...]
Ellerimi bilinçsiz bir şekilde uzatıp, kendimi birden bire içinde bulduğumu varsaydığım karanlığın sınırlarını yokluyorum. Işık hala kayıplardaki yumak. Göremiyorum. Ama gerçek, zifiri bildiğimden ötürü oldukça sade. Veya ben öylesini varsaymayı tercih ediyorum. Bir sevi bu, aşkın olası başka bir tarifi belki.
Bir ihtimal, olmayan limanların büyük dalgakıranlarına, olmadık zamanlarda vuran grileşmiş dalgaların… her neyse…
Veya ne [...]
Bir süredir uyuyamıyorum. Eğer rüyada isem uykumu bölen, uyanıksam öteleyen, hanidir içinde bulunduğum sadeliği karmaşıklaştıran bir durumda buluyorum kendimi.
Ne zaman “tamam ben artık büyüdüm” desem, yeniden, saçları dağınık, burnu akan, ayakları ve elleri oynadığı oyunlardan kirlenmiş, toza toprağa, çamura bulanmış, geceyi unutmuş, sokaklarda gün boyu topuyla yarenlik eden bir çocuk halllerinde yakalanıyorum, yine [...]
Ne Demişler?